27 Nisan 2007 Cuma

27 Nisan neredeyse geceyarısı

Bloknotuma düştüğüm notlar :

Türkiyede kendini "aydın" olarak nitelendirip , bir yandan askerin gelmesini arzulayanlar , demokrasiyi en özümsememiş kesimi oluşturur.Demokratik toplumlarda halk , ülkeyi ilgilendiren konulara tepkisini gösterir ve ülke yönetimine , ülkeyi yönetenlere yön verir.
Türkiyede askerin gelmesini savunan "aydın"lar , demokrasinin gereği olan bireye ait toplumsal sorumluluğu almayı reddedenlerdir.
Bu insanlar , 27 nisan gecesi TSK'nın açıklamalarını sevinçle karşılamışlardır , ülkelerinin bu utanç verici duruma düşmesinden zerre kadar sorumluluk duymadan , utanç hissetmeden.


Türkiyenin sorunu cahil halk veya irtica değil , demokrasisine sahip çıkmayan tembel ve korkak elit kesimidir.


Ne acıdır ki bugün Türkiyeye , batı eğitimi almış , yüzü bu yöne dönük değil , batı değerlerine taban tabana zıt , Türkiye'yi geriye götürmeye çalışan halk yön vermektedir.


Kimse demokrasi yok diye ağlamasın.Türkiyede demokratik ortamın oluşması için gerekli tüm araçlar yerli yerindedir.Demokrasinin bugün bu ülkede varolmamasının sebebi , demokrasiyi öven , arzuladığını söyleyen , fakat demokrasinin işlemesi için kendilerine düşen paydan bihaber , yahut bu sorumluluğu almayan bu kesimdir.


Demokrasinin değerini tek bilenler , demokrasiyi Türkiyeyi geriye götürmek için kullanan laiklik karşıtlarıdır.Sorun demokrasiyi aynen dini yaptığı gibi onların tekeline bırakan elitlerdir.


Bu adamlar bugün , Ankara'da 14 Nisanda toplanan bir milyon insanın sesine kulak veremeyebiliyorsa , hatta başbakan , "kendim hakkında "korktu" dedirtmem" gibi bir mantıkla bu sese inat yoluna devam etmeyi düşünebiliyorsa , bunun sorumluluğu yıllar boyunca demokrasiyi işletmeyen , cumhuriyet rejiminde her zaman , anayasa , yasa metinleri , prosedürler ne olursa olsun tek gücün kendisinde olduğunu unutan ve unutturan milletindir.
27 Nisandaki cumhurbaşkanlığı seçiminde , politikacıların gözünde geçerli olanın halkın sözü değil ; yasa , anayasa ,367 vs. gibi abuk subuk teknik formaliteler olduğu belli olmuştur.Ne korkunçtur ki , haftalar süren adaylık tartışmalarında , AKP'nin Türk halkının %35 'inin oyunu aldığı , halkın bu kadarını temsil ettiği , kendi başlarına hareket ettiklerinde halkın kalan 65'inin görüşlerini kenara itmiş olacakları , bunun da demokrasiyle bağdaşmadığından çok , teknik birkaç prosedür tartışılmıştır.Hükümet , halkın %65'ini dinlememekten hiç gocunmamıştır.Neden gocunsun ki? O %65'in ne kadarının umrunda ki?Nasılolsa TSK var.


Bu adamlar cumhuriyetin ilanından beri durmadan çalışıyorlar bu rejime ve değerlerine karşı.Çalışıyorlar , zenginleşiyorlar , güçleniyorlar.TSK veya başka devlet kurumları ne kadar engel olurlarsa olsunlar , yine karşımıza çıkacaklar.Erbakan olmayacak Tayyip olacak , Tayyip olmayacak başkası olacak.Ama o ideal , karşısında kararlı ve kendini hissettiren bir millet çoğunluğu olmadıkça hep yeniden ortaya çıkacak.Bir baraja tüm gücüyle vuran dalga gibi , biri gidecek arkasından başkası gelip vuracak.Bugün suyu tutan baraj TSK.Yarın bir gün onu da çürütürler.Halk kendi sorumluluğunu kendi alana kadar bu iş böyle gider.


İşin en acı yanı da şu ki :ben bu yazdıklarımı , yakınımdaki eğitimli dostlarımla paylaştığımda , aralarından bazıları bu konuda birşeyler yazdığımı gördükleri anda , işi taşağa vurup beni "entel" ya da başka birşey yapacaklar.Yazdıklarımı okuyup düşünmeye 5 dakika ayırmayacaklar.Götünüze kına yakın millet.10 seneye belki iğne size batmaya başladığında bu yazdıklarımı döner okursunuz , tabi o zaman internete girme hakkınız olursa.

Hiç yorum yok: